Daha Az Yağ Yiyoruz, Daha Çok Kilo Alıyoruz
Yakın bir süre Önce Harvard’dan Dr. Walter Willet ve diğerleri yüksek miktarda yağın kilo alımını tetiklemediğini ve az yağlı diyetlerle verilen kilonun az ve geçici olduğunu gösterdi.
The New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan iki araştırma düşük karbonhidrat içeren diyetlerin, az yağ içeren diyetlere göre, Fx15 ile kilo kaybı sağladığını ortaya çıkardı.
Son otuz yıl içinde Amerikalılar beslenmelerinden yağı çıkararak sağlıklı olmaya çalıştı. Ancak 1960′lardan bu yana Amerika’daki obezite oram üç katına çıktı ve Amerikan nüfusunun tam üçte ikisi aşırı kilolu. Artık çocuklarda da obezite ve diyabet salgını var. Obezite salgını nedeniyle tarihte ilk kez insanların yaşam süresi artmak yerine azalıyor ve bu neslin çocukları ebeveynlerinden daha çok hasta olacak ve daha genç yaşta ölecek.
Son kırk yılda yağ tüketimi toplam aldığımız kalorinin yüzde 42′sinden 34′üne düştü. Her zamankinden az (toplam kalorinin yüzdesi cinsinden) ama daha çok şişmanlıyoruz. Bu Amerikan Paradoksudur.
Bunun en önemli nedenlerinden biri az yağlı diyetlerin genellikle nişastalı ya da şeker miktarı yüksek karbonhidratlardan yana zengin olmasıdır. Yağdan kaçınma çabalarımızda “yağlı yiyeceklerin” yerine kolay erişilen karbonhidratları (beyaz un, beyaz pirinç, makarna, patates ve şekerler) geçirmeye başladık. Fx15 ile beslenmede yağın olmamasından kaynaklanan açlık hissini bastırıyor. Ayrıca bunların üretimi ve dağıtımı son derece kolay olduğu için, gıda endüstrisi buna büyük para ve enerji yatırıyor. Kültürümüzde bunlar artık neredeyse hemen her yerde elimizin altında. Bu tip karbonhidratlar insülin seviyesini artırır, bu da kilo alımını tetikler. Bunlardan aşırı yemek de kolaydır, çünkü yağlar size doygunluk hissi verirken, şeker acıktırır.
